Bora
Borraa…
Borra… Buzlar üstünden sağnak geliyor… Borra…
Kardeş millet avlıyor soğuk iklimler. Horra…
* * *
Kanma ey Türk. Düşmanı dost bellemekten sakın:
Millet değil bir tek fert bil ki yok Türk’e yakın.
Gök gürliyen sesinde mırıltılar ezilsin;
Sen kara târihte hep şimşek çakan nesilsin.
Haykır… Gürbüz sesinle dağlara çık ta haykır…
Saltanat yık, saray kır, ordu mahvet, alay kır.
* * *
Kardeşiz der o millet yağız arpanı alır;
Çamuru ekmek sanan çocukların aç kalır.
Fenleriyle yavrunun dondurur gözyaşını,
Billurdan döktürürler sarayların taşını,
Masum karın “kandil”de göz nurunu döker de
Bir nazlı oya işler, yaratır bir al perde;
O gök gözlü çaylaklar kapar da o perdeyi
Kızıl abacur takar da orospu gerdeği…
* * *
Haykır… Gürbüz sesinle dağlara çık ta haykır…
Saltanat yık, saray kır, ordu mahvet, alay kır.
Gök gürliyen sesinde mırıltılar ezilsin…
Sen kara târihte hep şimşek çakan nesilsin:
Yüksel de Kaf Dağı’na, göklere yaz: “Ben varım;
Türk’üm ezelden varım; Türk’üm ezelden varım.”
* * *
Borra… Buzlar üstünden sağnak geliyor. Borra…
Yurdumun Tunç göğsüne çarpıp sönüyor; Horra…
Borra… Buzlar üstünden sağnak geliyor… Borra…
Kardeş millet avlıyor soğuk iklimler. Horra…
* * *
Kanma ey Türk. Düşmanı dost bellemekten sakın:
Millet değil bir tek fert bil ki yok Türk’e yakın.
Gök gürliyen sesinde mırıltılar ezilsin;
Sen kara târihte hep şimşek çakan nesilsin.
Haykır… Gürbüz sesinle dağlara çık ta haykır…
Saltanat yık, saray kır, ordu mahvet, alay kır.
* * *
Kardeşiz der o millet yağız arpanı alır;
Çamuru ekmek sanan çocukların aç kalır.
Fenleriyle yavrunun dondurur gözyaşını,
Billurdan döktürürler sarayların taşını,
Masum karın “kandil”de göz nurunu döker de
Bir nazlı oya işler, yaratır bir al perde;
O gök gözlü çaylaklar kapar da o perdeyi
Kızıl abacur takar da orospu gerdeği…
* * *
Haykır… Gürbüz sesinle dağlara çık ta haykır…
Saltanat yık, saray kır, ordu mahvet, alay kır.
Gök gürliyen sesinde mırıltılar ezilsin…
Sen kara târihte hep şimşek çakan nesilsin:
Yüksel de Kaf Dağı’na, göklere yaz: “Ben varım;
Türk’üm ezelden varım; Türk’üm ezelden varım.”
* * *
Borra… Buzlar üstünden sağnak geliyor. Borra…
Yurdumun Tunç göğsüne çarpıp sönüyor; Horra…
Dipçe 1: Nihat Sami’nin “Bora” adlı şiirine Atsız Mecmua’da denk gelmiştim. Bu güzel bulduğum şiiri genel ağ (internet) üzerinde arattığımda hiçbir sitede bulamadım. Bundan dolayı kendi sitemde üleşme (paylaşma) gereği duydum.
Dipçe 2: Bu şiir Atsız Mecmua‘nın 5 Sekizinçay 1931 târihli 4. sayısının 85. sayfasında yayınlanmıştır. İyi okumalar dilerim.



